KÖROĞLUKıbrız şarabıyla besli Meydana inerler sesli Nesilleri aslan nesli Yarar yırtar yer adamı Yarın seyreyle bunlara Kıyarlar tatlı canlara Belenirler al kanlara Yarar yırtar yer adamı yarın sen görürsün bizi Kan tutar ovayı düzü Birine yetmez beş yüzü Yarar yırtar yer adamı Sabah seyreyle bunları Alarlar tatlı canları Köroğlu'nun aslanları Aç kurt gibi yer admı Kıbrız şarabın içmişler Can ile serden geçmişler Bugün oradan göçmüşler Bir er yırtar söker adamı Hırlaşırlar arı gibi Kopuşurlar arı gibi Beş ayların seli gibi Derelerden akar gelir Bellidir yiğit yapısı Şimdi taoplanırlar hepisi Açıldı çamlı kapısı Birbirini teper gelir Köroğlu'm besler mertleri Yumuşak ederler sertleri Çamlıbel'in açar kurtları Birbirini kapar gelir |
KIBRISCIK'A BAKIŞBiraz küçükse de fakat şirindir. Tek sıkıntısı varsa o da üründür. Kışı soğukçadır, yazı serindir. Dürüst insanlar diyarı şirin Kıbrıscık. Eski ismine bakarsan Karadoğandır Tam güzelleşip şirinleşme çağındır. Tarihe geçen Köroğlu senin dağındır. Tarihe kaydolan güzel Kıbrıscık Yirmi iki köy etrafı kaplar. Kağnı arabasıyla çekilir saplar. Yeni binaları gören sevinçten hoplar. Günden güne güzelleşen Kıbrıscık. Kaymakamlık binası yeni yapılır. Okulun gösterişine insan kapılır. Bu kazada eğri değil doğru yola sapılır. Her tarafı temiz sirin Kıbrıscık. Doğuda Yazıca şirin bir köydür. Kadınları hanım gibi, erkekleri beydir. Gece karanlığı kaybeden semadaki aydır. Ayın yanında elektiriğe kavuşan Kıbrıscık İlkokul binası apartmanı andırır. Ortaokul talebelerini bile yandırır. Karşıdan görenlere vilayet sandırır Övmeyle bitmeyecek güzel Kıbrıscık Köroğlu Dağı hayat menbağı, Meşhurdur yoğurdu, beyaz yağı, Yaylalarda geçiyor çağı, Köroğluya yemek veren Kıbrıscık. Ağaç binaları göze çok hoş görülür. Köylü kadınları yazmalara bürünür. Sana hizmet etmeyeni Allah kavurur. İstikbali parlak canım KI BRI S C IK |
||
SEYİRAyın şavkı vurmuş Abant ile Gölcüğe, Nilüferler sarmaş-dolaş danseder. Karışmış çam köknar kayın ağaçları, Uzanmış başlarını balayı seyreder. Gökyüzünde buluşmuş bilmem nereye gider, Kol-kola girmiş angıtlar havada danseder. Kanatlarında sarılı allı-pullu mendiller, Ovalara selam verir, yüksekten seyreder. Seherin İlk ışıkları yıkarken Bolu 'yu, Patates tarlalarında kızlar danseder. An'larda Saf tutmuş türlü-türlü çiçekler, Bereketli-umudu geleceği seyreder. Kaybolurken Bolu dağının ardında güneş, Otabanda yanıp-sönen ışıklar danseder. Her gün yaşanırken dört iklim dört köşe Yıllar yılları kovalar,takvimler seyreder. Gönül türkülerimi paylaşırken yayla evleri, Bacalardan çıkan dumanlar bulutlarla danseder. Yüreğimde gizlidir yazamam; daha neler-neler,; Kimbilir bir ala geyik, belkide bir ak ceylan seyreder. |
KIBRISCIKDağ -dağ, yayla yayla-yazsam seni Adım-adım, yol-yol tozsam seni, Ardıç-ardıç, çam-çam diksem seni, Bağrına basar mısın? Duman-duman,bulut-bulut sarsam seni, Çiçek-çiçek, yonca-yonca eksem seni, Pınar-pınar,oluk-oluk içsem seni Koynunda saklar mısın? Tezgab-tezgab,tel-tel dokunsam seni, Heybe-heybe, torba-torba okusam seni, Diyar-diyar, belde -belde sorsam seni, Hatırlayıp anarmısın? Çiğdem-çiğdem, sarı-sarı boyasam seni, Çay-çay, ırmak-ırmak salsam seni, Mor menekşelere sarıp belesem seni, Bir yudum koklarmısın? Anı-anı, özlem-özlem çeksem seni, Kerem'e-Aslıya'ya ,Yunusa'a versem seni Gündüz-gece,düşümde görsem seni, Kucaklar mısın sen de beni? |
Anasayfaya Dön
Kültür
sanat sayfasına dön